Saç Ekimi Sonrası Hangi Şampuan

Saç ekimi sonrasında şampuan seçiminde bir tek ekilen saçları yerinden oynatmamasına dikkat edilebilir çünkü saç ekim sonrasında da kullanılacak şampuanların çok önemi yoktur.Her ne kadar ekim yapan klinikler kendi sattığı ürün varsa ısrarla onun kullanılmasını önerse de şampuanların ciddi farkları yoktur çünkü hiçbir şampuan saç dökülmesini durdurmaya yeterli gelmez ve hiçbir şampuan ekilen saçlara zarar vermez. Tek sorun şampuanın köpürtülürken köklerin yerinden oynama ihtimalidir, direkt köpük şeklinde alınabilen şampuanlar bu soruna çözüm getirmiştir.

Saç ekiminden sonra köklere zarar vermemek için hazır köpük şeklinde şampuanlar tercih edilmelidir, köpük kolayca yayılıp kolayca yıkanabileceği için köklerin zarar görme ihtimali olmaz.

Aslında şampuan kadar yara kabuklarının yumuşatılması için kullanılacak ürün de önemlidir, yaygın olarak kullanılan cilt nemlendiricileri uygulanması ve temizlenmesi zordur bunun yerine jel yapısında ürünler tercih edilmelidir. Jel hem kolay uygulanır hem de pasif su akımıyla rahatça temizlenebilir. Jel yapısı gereği içerisine mikrop öldürücü maddeler konması sayesinde saç ekimi sonrası iltihaplanma riskini de minimize eder.

Sonuç olarak ;

Saç ekimi sonrası şampuan seçimi kadar yara kabuklarının yumuşatılması için uygulanacak ürün de önemlidir, kabukları yumuşatmak için sıradan cilt nemlendiricileri değil su bazlı jeller kullanılmalı yıkamak için de normal şampuan değil hazır köpük şampuan kullanmak olabilecek riskleri en aza indirir.

Aloe Vera Yara İyileşmesi

Yara İyileşmesi ve Yara İyileşmesinde Kullanılan Bazı Bitkiler

Ebru GÖKALP ÖZKORKMAZ Yusuf ÖZAY Ahi Evran Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu, KIRŞEHİR

Sorumlu Yazar e-posta: eokorkma. @ahievran.edu.tr

 

Özet Eski çağlardan beri bitkiler yiyecek kaynağı, sağlığın iyileştirilmesi ve düşmanların uzaklaştırılması bakımından insan hayatında önemli yer tutmuştur. Yapılan araştırmalar hasta bakımı ve yara iyileşmesinde büyük ölçüde bitkilerden faydalanıldığını doğrulamaktadır. Yara doku devamlılığının bozulması, dokuların kesintiye uğraması veya tahribatı olarak tanımlanabilir. Abstract Since old times plants had taken an important place in human life for source of food, healing of health and disposing one’s opponents. Researches made confirms that in caring of patients and healing of wounds plants are mainly benefitted. Wound is described as discontinuity of tissues, deduction or distruction of them. Anahtar Kelimeler: Yara, Yara iyileşmesi, Bitki Ekstraktları

Giriş Yaralar özellikle kronik olanları çok sayıda hastayı etkilemekte ve yaşam kalitesini düşürmektedir. Şu anda dünyada yaklaşık 6 milyon kişinin kronik yaralardan şikayetçi olduğu tahmin edilmektedir [1]. Yara canlı dokunun anatomik ve fonksiyonel bütünlüğünün bozulması olarak tanımlanmaktadır [2]. Yara iyileşmesi travma ile başlatılan sistematik, hücresel ve biyokimyasal olayların yeni doku oluşumu ile sonuçlanmasıdır. Yara iyileşmesinin temel prensibi doku hasarını en aza indirmek, yeterli doku perfüzyon ve oksijenleşmesini, bunun yanı sıra dokunun düzgün beslenmesini ve nemlenmesini sağlamaktır Yara kısmi ve tam kalınlıkta yaralar olarak sınıflandırıldığı gibi akut ve kronik yara, açık ve kapalı yara olarak da ayrılmaktadır. Yara açık ise deri altı dokular da açıkta kalır ve atmosferle temas halindedir. Bu durumdan doku ve hücreler olumsuz etkilenirler. Kısa sürede deri ile kapatılmazsa enfeksiyon, doku kuruluğu, eritrosit, lökosit, protein, immun madde v.s. kaybı gibi bazı olumsuz faktörler yara iyileşmesini etkiler [3]. En çok rastlanan yara semptomları yara bölgesinde fiziksel hasarlar, kanama, duyu ve fonksiyon kaybı, yara çevresinde kızarıklık, acı, zonklama hissi, bölgedeki dokularda büzüşme ve akıntıdır [4]. Yara çeşitli nedenlerle meydana gelebilir. Bunlar, fiziksel ve kimyasal yanma, basınç, hayvan ısırığı yada sokması, diyabet hastalığı gibi metabolik bozukluklar, travma, ilaç etkileşimleri, ya da beslenme yetersizlikleri gibi sebepler olabilir [5].

Yara iyileşmesinin aşamaları Yara iyileşmesi sürekli olarak hücre-hücre ve hücrematriks ilişkilerinin olduğu inflamasyon (0-3 günler), hücresel proliferasyon (3-12. günler) ve remodelizasyon (3-6 ay) aşamalarını kapsamaktadır [1]. Yara iyileşmesi aşamaları şekil 1’ de gösterilmiştir[6].

 

 

Yara tamir mekanizması 4 ana süreç şeklinde gözlenir. Bunlar inflamasyon, yara kontraksiyonu, epitelizasyon ve granulasyon dokusunun oluşumudur. İnflamasyon, doku bütünlüğünün hemen ardından başlar, trombositler pıhtılaşma faktörleriyle çekici hale gelirler ve kanamayı durdurmak için homeostatik plak oluştururlar. Prostaglandinler (PGE ve PGE2) inflamasyon alanında salınır. Bu faktörler akut inflamasyonu son medyatörleri olup beyaz kan hücreleri ve fibroblastlar için hemeostatik rol oynarlar. Aktif hareketli beyaz kan hücreleri yaraya göç eder ve hücresel debris oluşturmaya başlarlar. Son aşamada yara kontraksiyonu yavaş yavaş başlar ancak 3-4 gün sonra hız kazanır yaranın kenar sınırlarında mevcut bulunan miyofibroblastlar yara kontraksiyonu için bir makine vazifesi görürler. Yaranın epitel ile örtülmesi yara sınırları yakınında bazal hücrelerin proliferasyonu ve göçü ile meydana gelmektedir. Yara içindeki hematom yeni kapiller ve fibroblastlar içeren granulasyon dokusu ile yer değiştirir. Fibroblastlar bağ doku mukopolisakkaritlerinin üretiminden sorumlu hücrelerdir. Son olarak yeni sinir lifleri ve yara izi oluşur [1]. Yara iyileşmesi bir çok hücre tipini, çesitli sitokinleri, büyüme faktörlerini ve bunlar arasındaki etkileşimi içeren komplike bir biyolojik süreçtir. Yara iyileşmesinin ilk aşamasında fibrin hızla polimerize olur ve birikim oluşturur. Plazma fibronekteni fibrine bağlanır ve onunla fibrinimsi kılıf oluşturmak üzere çapraz bağ yapar, bu durum lökosit ve fibroblastların göç etme ve tutunmalarını teşvik eder. Fibroblastlar yara bölgesine göç eder ve ilave fibronektin üretirler [7]. Normal yara iyileşmesi, birçok hücresel aktivitenin düzenli bir şekilde bir arada gerçekleşmesi ile olmaktadır. Bu aktiviteler: 1.Fagositoz; Polimorf lökositler ve makrofajlar, primer fagositik hücreler fagositoz yapar. 2.Kemotaksis; Hücrelerin bir engele karşı göçü olayıdır. Hücreleri etkileyen kemotaktik ajanlar, ınflamatuar hücreler, fibroblastlara etki ederek anjiogeneze ve iyileşme olayına katkıda bulunur. 3.Mitogenez; Mitogenezi uyaran ajanlar yara iyileşmesi için gerekli hücre bölünmesini sağlar. 4.Kollajen sentezi; Esas olarak fibroblastlarca sentezlenen protein ve glikoproteinler, kollajen ve ara maddeyi oluşturarak yara iyileşmesinde kritik bir noktanın tamamlanmasını sağlar. 5.Diğer matriks komponentlerinin sentezi; Yara kontraksiyonu ve skar remodeling yara iyileşmesinin son basamaklarını oluşturur. Yaralanmayı hemen takiben trombositler, hasarlanan dokuya yapışıp pıhtılaşma faktörleri ve granülleri içindeki büyüme faktörlerini salgılarlar. Ortaya çıkan vazodilatasyonu vazokonstriksiyon takip eder. Fibrin olgunlaştıkça yaralanan bölge kurumuş pıhtı ile hem daha fazla sıvı ve elektrolit kaybını, hem de çevreden gelebilecek kontaminasyonu önler. Trombositlerce salgılanan büyüme faktörleri iyileşme olayını başlatır [5]. Kısa bir süre içinde lökositler çevredeki kan damarlarının endoteline yapışmaya (marjinasyon) ve damar duvarı içinden geçmeye (diapedez) başlarlar. Lökositleri yara bölgesine çeken; hasarlanan doku, bakteri ve inflamatuar ürünlerin oluşturdukları kemotaktik sinyallerdir. Lökositlerin ana görevi; yaralanan bölgeden bakteri ve yabancı cisimleri uzaklaştırıp enfeksiyon gelişimini engellemektir. Bu sürede epitelyal hücreler pıhtının altına doğru hareket eder ve çoğalarak epitel yüzeyini yeniden oluşturmaya başlarlar.Doku iyileşmesinin bir sonraki aşaması, makrofajlar ile karakterizedir. Makrofajlar sadece debris, bakteri ve konağın dejenere hücrelerinin ortamdan uzaklaştırılmasından sorumlu değil ayrıca zengin bir büyüme faktörü kaynağıdırlar . Makrofajlar yara iyileşmesi olayında hücrelerin, büyüme faktörlerinin ve matriks komponentlerinin düzenli bir şekilde davranmalarını sağlayan orkestra yö- netmenleridir (Tablo 1).

İyileşmenin bir sonraki basamağında, epitelyal köprüler tamamlanınca, epitel hücrelerden enzimler salınıp, oluşmuş kabuğun hareketlenmesini sağlar. Epitel hücreler çoğalmaya devam edip epitel katlarını oluştururlar. Doku tamirinin son fazı örneklemedir (remodeling); yaralanma öncesi doku bütünlüğü sağlanıncaya dek, hatta yıllar boyunca sürebilir (Şekil 2). Yara İyileşmesini Etkileyen Faktörler Yara iyileşmesini etkileyen faktörler aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir.

  1. Büyüme Faktörleri Büyüme Faktörleri Tablo 2’de gösterilmiştir [8].
  2. Beslenme Faktörleri Yara iyileşmesi için vücudun bazı besin maddelerine ihtiyacı vardır. Protein, karbohidratlar, lipitlerin yanı sıra çinko özellikle A,E, C,D ve K vitaminlerine gerek duyulmaktadır. Örneğin çinko, yara geriliminin sağlanmasında ve kollajen sentezi sırasında lizin oksidaz aktivitesinde görev alırken, vitamin K kanın pıhtılaşmasında işlev yapmaktadır [1].
  3. Yaranın lokalizasyonu ve kanlanması Doku geriliminin az olduğu yaralar çabuk iyileşmektedir. İskemik doku ise geç iyileşme göstermektedir. Kollajen sentezinde görev yapan lizin ve prolinin hidroksilasyonu için oksijen gereklidir. Bilindiği gibi reaktif oksijen türleri hücre ve dokular üzerindeki etkilerinden dolayı yaralara da zarar verirler. Reaktif oksijen türlerini deaktif hale getiren ve uzaklaştıran serbest radikal süpürücü enzimler yara iyileşmesi sürecinin düzenlenmesinde rol oynamaktadırlar. Akut cevabın bir parçası olan inflamasyonda nötrofiller yara bölgesine akın etmektedir. Ancak bu hücrelerde solunum patlaması olayı gerçekleştiğinde serbest radikaller açığa çıkmaktadır. Yara oluşumuna bağlı fagositik olmayan hücreler de NADPH+ oksidaz mekanizması ile serbest radikalleri meydana getirirler. Böylece yara bölgesi hem oksijen hem de nitrojen içeren reaktif türler ve onların türevleri ile zengin hale gelmiş olur. Bu radikallerin varlığı oksidatif strese ve dolayısıyla peroksidasyonuna DNA’da kırılmalara , serbest radikal süpüren enzimlerde dahil bazı enzimlerin inaktivasyonuna neden olur [1]
  4. Diyabet Yara gerilimi ve hidroksiprolin düzeyini azaltıcı etkisi vardır. Diyabetik bireylerde yaralar güç iyileşmektedir. 5. Radyoterapi ve kemoterapi Protein sentezinin inhibisyonu , fibroblast proliferasyonunda azalmaya neden olan ajanlardır. 6. Genetik ve İmmunolojik bozukluklar Ehler- Danlos sendromunda tip üç kollajenin eksikliği görülmektedir. Morfan sendromunda sendromunda ise kollajenlerin yapısında bozukluk vardır. 7. Steroid kullanımı Steroid kullanımı ile protein sentez hızını azaltmakta, inflamatuvar cevabı yavaşlatmakta, anjiogenezi inhibe etmekte, fibroblast gelişimi ve epitelizasyon hızı azalmaktadır[1]. Yara İyileşmesinde Kullanılan Bitkiler ve Bitkisel Ekstraktlar Yara iyileşmesi ve dokuların oksidatif hasardan korunması için antioksidan içeren bileşiklerin topikal uygulanmasının faydalı olacağı yapılan çalışmalarla gösterilmiştir [1]. Dünya sağlık örgütü (WHO) hasta olan insan populasyonunun yaklaşık %80’nin bitkilere dayalı ilaçları kullandığını tahmin etmektedir. Bazı bitkiler taze yaraların tedavisinde kullanılırken diğerleri kronikleşmiş yaraların tedavisinde kullanılmaktadır [9].

Yara iyileşmesinin koagülasyon, inflamasyon, kollagen yapımı, epitel oluşumu gibi çeşitli aşamalarına etki eden tıbbi bitkiler bilimsel literatürde yerini almıştır. İsrail’de bulunan Ajuga türünün hipoglisemik, anti-bakteriyel etki gösterdiği yapılan araştırmalarla belirlenmiştir. İnula türü ise Filistin, İsrail ve İtalya’da enfeksiyon ve deri hastalıklarıyla yara iyileşmesinde antifungal ve anti inflamatuar olarak kullanılmaktadır [10]. Sıcak ve nemli iklimlerde kolaylıkla yetişen ve tropik bitki olan Aloe vera uzun yıllardan beri yanık tedavisinde kullanılmaktadır. Çeşitli formlarında kullanılan A. vera’nın 1. ve 2. yanıkların tedavi süresini kısalttığı, iyileşme ve epitel oluşum hızını artırdığı belirlenmiştir. A. vera jel ekstraktının yanık dokularda vaskularizasyonu sağladığı bildirilmiştir. A. vera içerdiği Acemanan (mannoz 6-fosfat) ile fibroblastları uyararak kollagen sentezini ve epitelizasyonu artırmakta, anti-inflamatuar, anti mikrobiyal ve nemlendirici etki yapmaktadır. A.vera ürünlerinin (krem, vazelin) topikal kullanımının güvenli olduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiş olup herhangi bir ciddi yan etkiye rastlanılmamıştır [11]. Bazı A.vera ekstraktlarının anti-inflamatuar, antikanser, antioksidant, anti-diyabetik ve makrofaj aktivetisini artırıcı özellik gösterdiği bilinmektedir. Oral ülsere sahip hayvanlarla yapılan çalışmalar A.vera bitkisine ait polisakkaritlerin doğal bağışıklığa katkıda bulunduğunu ve oksidatif hasarı baskıladığını ortaya koymuştur. Yu ve arkadaşlarının (2009) yaptığı çalışmada A.vera polisakkaritlerinin belirgin bir şekilde plazmadaki süperoksit dismutaz (SOD) enzim aktivitesini artırdığı ve Malondialdehit (MDA) düzeylerini azaltıldığı gösterilmiştir [12]. Crockett ve arkadaşları ise Hypericum empetrifolium bitkisinin fitokimyasal içeriklerini araştırmışlar ve Türkiye’de endemik olan bu türün açil floroglucinol türevleriyle in vitro anti-inflamatuar aktivite gösterdiğini ifade etmişlerdir. Hypericum cinsine ait bazı türlerin de sitotoksik, antibakteriyel ve antioksidan biyoaktiviteye sahip olduklarını belirtmişlerdir. Hypericum türleri antihelmintik ve diüretik olarak ayrıca yara iyileşmesini hızlandırmak için dışarıdan yıkamak suretiyle kullanılmaktadır [13]. Devi ve arkadaşları (2007) gastrik ülser oluşturulmuş ratlara uygulanan Terminalia arjuna ekstraktının ülser yarasının iyileşmesinde etkili olduğunu gözlemişlerdir. T. arjuna gastrik sistemi koruyucu ajan olarak görev yapmaktadır, ekstrakt bu işlevini serbest radikalleri süpürmek suretiyle hücreleri koruyarak gerçekleştirmektedir [14]. Sumitra ve arkadaşları (2005) Butea monosperma’nın atlarda deri yaraları üzerinde iyileştirici etkisini incelemişlerdir. Bitkiden elde edilen ekstrakt yara bölgesinde sadece hücresel proliferasyon ve kollagen sentezini değil, bunun yanı sıra DNA, total protein ve total kollagen içeriğini de artırmıştır. B. monosperma ekstraktının topikal uygulaması epitel oluşumu ve yara kontraksiyonunu hızlandırdığı histopatolojik incelemelerle tespit edilmiştir. Uygulama yapılan yaralarda DNA içeriğindeki artış hücresel hiperplazi olduğunu işaret etmektedir. Bununla paralel olarak total protein içeriğindeki artış granulasyon dokusunda matriks proteinlerinin aktif sentezi ve birikimi olduğunu göstermektedir. B. monosperma bitkisi kollagen sentezi ve birikimini artırmaktadır. B. monosperma uygulanan yaralarda hekzoamin ve üronikasidin de artış gösterdiği belirlenmiştir. Bir çok tıbbi bitkide olduğu gibi B. monosperma’ nın da belirgin antioksidan kapasiteye sahip olduğu ve oksidatif hasarı engelleyerek yara iyileşmesini de teşvik ettiği belirlenmiştir [15]. Onosma (emzik otu) cinsine ait bazı türlerin (Örn:Onosma orgentatum) Türkiye’de yara iyileşmesi ve yanıklar için kullanılmaktadır. Bu bitkilerin köklerinden nhekzan diklorometan ile elde edilen ekstraktın insan embriyosundaki amniyon kılıfı fibroblastların büyümesini uyarıp uyarmadığını araştırmışlardır. Bitki köklerinde mevcut olan shikanin derivatının yara iyileşmesinde etkili olabileceği bulunmuştur [7]. Hindistan’da Embelia cinsinin bazı türlerinde bitkinin tamamı romatizma ve ateş gibi rahatsızlıkların giderilmesinde anti-inflamatuar olarak kullanılmaktadır. Meyvesi tümör tedavisinde, tohumları antibiyotik antihelmintik olarak kullanılır, yaprakları ise deri yaralanmalarında kullanılmaktadır. Embelia türlerinin yapraklarından ekstrakte edilen embelin etkisini kollagen liflerin arasında meydana gelen çapraz bağların oluşumunu artırarak göstermektedirler. Kollagen içeriğindeki artışa bağlı olarak yeni oluşan doku sağlamlığı da artmaktadır. Kumara Swamy ve arkadaşları (2007) ratlarla yapmış olduğu çalışmada Embelin uygulanan yaralarda epitelizasyon periyodunun azaldığı ve yara kontraksiyonun arttığı gözlemlenmiştir [16].

SONUÇ Yara iyileşmesi biyokimyasal ve fizyolojik fenomenleri içeren, doku restorasyonunu garanti altına alabilmek için birbiriyle uyumlu bir şekilde çalışan dinamik bir süreçtir.Yara iyileşmesi sürecini tetikleyen ana hücreler makrofaj hücreleri olup bu hücreler yabancı cisimcikleri uzaklaştırır ve granüler doku gelişimine engel olurlar. Ardından fibroblastlar ve endotelyal hücreler yara bölgesine göç eder ve doku geçirgenliği ile kollagen liflerinin üretimini artırırlar. Bu aşamada fibroblast proliferasyonu ve dolayısıyla kollagen sentezi olur. Yara izi oluşum süreci yeni damarların meydana gelmesi ve yara kontraksiyonu ile devam eder. Neovasküler doku ve makrofaj hücreleri enzimler, oksijen ve vitaminler gibi kimyasal medyatörleri kaliteli fibroblast ve kollagen sentezi oluşturmak üzere dokulara taşırlar. Bitkisel ekstraktlar yüzyıllardır yara iyileşmesinde kullanılmakta olup, günümüzde de bu durum geçerliliğini korumaktadır. Dolayısıyla, yara iyileşmesinde kullanılan bazı bitkileri ve biyolojik aktivitelerini bilmek faydalı olacaktır görüşündeyiz. KAYNAKLAR [1] Kumar B., et al. 2007. Ethnopharmacological approaches to wound healing:Exploring medicinal plants of India. Journal of Ethnopharmacology, 114: 103–113. [2] Gerald M.C., Diane R.K., David J.M., David E.P., Roger R., Martin C. 1994. Definitions and guidelines for assessment of wounds and evaluation of healing. Wound Repair and Regeneration 2 pp. 165–170. [3] Muzaffer Altındaş. 2001. Yara – Açık Yara. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri.Cilt Hastalıkları ve Yara Bakımı Sempozyumu s. 81-88. [4] Rashed, AN, Afifi FU and Disi AM. 2003. Simple evaluation of the wound healing activity of a crude extract of Portulaca Olerace L. (Growing in Jordan) In Mus musculus JVI-1. J Ethanopharmacol, 88:131-136. [5] Keast D. Ve Orsted H. 2000. The basic principles of wound healing. Ostomy Wound Management, 46(11):16. [6] Decherd ME, Calhoun KH. 2002. Scar Revision&Camouflage. http://www.utmb.edu/otoref/Grnds/Scar-Revision-2002- 04/Scar-Revision-2002-04-slides.pps#2 Erişim tarihi: 06.08.2009. [7] Ozgen, U. et al. 2006. Fibroblast growth stimulation by extracts and compounds of Onosma argentatum roots Journal of Ethnopharmacology, 104 (6): 100–103. [8] Erdem C. ve Çelebi R. 1996. Tüm yönleriyle yara iyileşmesi. Türk Dermopatoloji Derneği Yayınları, 19-26.s Ankara. [9] Khalil EA., et al. 2007. Evaluation of the wound healing effect of some Jordanian traditional medicinal plants formulated in Pluronic F127 using mice (Mus musculus). Journal of Ethnopharmacology 109:104– 112. [10] Abu-Al-Basal M.2001. The influence of some local medicinal plants extracts on skin wound healing activity: Evaluated by histological and ultrastructural studies. PhD. Thesis, Uiversity of Jordan, Amman, Jordan. [11] Maenthaisong R., et al. 2007. The efficacy of aloe vera used for burn wound healing: A systematic review. Burns 3 3:7 1 3 – 7 1 8. [12] Yu ZH., et al. 2009. Effect of Aloe vera polysaccharides on immunity and antioxidant activities in oral ulcer animal models. Carbohydrate Polymers 75: 307–311. [13] Crockett SL., et al. 2008. Anti-inflammatory phloroglucinol derivatives from Hypericum empetrifolium. Phytochemistry Letters, 1: 37–43. [14] Devi RS, Narayan S, Vani G, Devi CSS. 2007. Gastroprotective effect of Terminalia arjuna bark on diclofenac sodium induced gastric ulcer. ChemicoBiological Interactions 167:71–83. [15] Sumitra M., et al. 2005. Efficacy of Butea monosperma on dermal wound healing in rats. The International Journal of Biochemistry & Cell Biology 37:566– 573. [16] Kumara Swamy HM., et al. 2007. Wound healing activity of embelin isolated from the ethanol extract of leaves of Embelia ribes Burm. Journal of Ethnopharmacology, 109: 529–534.

Türk Bilimsel Derlemeler Dergisi 2(2): 63-67, 2009 ISSN:1308-0040, ww w.nobel.gen.tr

 

Aloe Vera

Aloe vera değişik şekillerde uygulanabilmektedir, aşağıda yazan etkileri bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış etkilerdir. Bilgiler dermatoz dergisinden alınmıştır.

*İyileştirme özelliği: Glukomannan, mannozdan zengin polisakkarit olarak ve gibberelin büyüme hormonu olarak fibroblastlarda büyüme faktörü reseptörlerine bağlanıp aktivite ve proliferasyonu arttırmaktadır. Hem topikal hem de oral aloe vera kollajen sentezini belirgin bir şekilde arttırmaktadır. Aloe jel kollajen miktarı dışında, kollojen kompozisyonunu da değiştirip daha fazla tip 3 kollajen yapımına ve kollajen çapraz bağlanma derecesinde artışa yol açar. Bundan dolayı yara kontraksiyonunu hızlandırıp, sikatris dokusunda güçlendirme sağlar. Oral veya topikal uygulamada yara iyileşmesinde granülasyon dokusunda hiyaluronik asit ve dermatan sülfat sentezinde artışa neden olmaktadır.

*Anti-inflamatuvar (şişlik önleyici) etkisi: Aloe vera siklooksijenaz yolağını inhibe edip, araşidonik asitten prostaglandin-E2 sentezini azaltır. Jel ekstresinden C-glukozilkromon olarak adlandırılan yeni bir anti-inflamatuvar bileşik sentezlenmiştir.

*İmmun sistem (savunma sistemi) üzerine etkileri: Alprojen mast hücresine kalsiyum girişini inhibe edip, antijen-antikor ilişkili histamin ve lökotrien salınımını önler. Fare sarkom hücrelerinde asemannan, makrofajlardan IL-1 ve TNF-? salınımını uyarıp, kanser hücrelerinde nekroz ve regresyona yol açabilmektedir. Bazı küçük moleküller ise aktif nötrofillerden reaktif serbest oksijen radikalleri salınımını inhibe edebilir

*Antiviral (mikroplara karşı) ve antitümor aktivite: Bu aktiviteler direkt veya indirekt oluşur. İndirekt etkisi immun sistemi uyarması, direkt etkisi ise antrakinonlara bağlı oluş- maktadır. Antrakinon aloin ise zarflı herpes simpleks, varisella zoster ve influenza gibi virusleri inaktive edebilmektedir. Polisakkarit fraksiyonu ise rat hepatositlerinde benzopirene bağlanarak inhibe eder ve potansiyel kanser başlatıcı benzopiren-DNA bağlarının oluşumunu baskılar. Glutatyon-S-transferaz indüksiyonu ile forbol miyristik asetatın tümör oluşturucu etkisini inhibe edip, aloe jellerin kanser kemo-profilaksisinde potansiyel kullanım alanı bulabileceği düşünülmüştür

*Nemlendirici ve anti-aging etkisi: Mukopolisakkaritler deriye nem sağlamaya yardım eder. Aloe fibroblastları uyarıp, kollajen ve elastin üretimini arttırarak, derinin daha elastik ve daha az kırışık olmasını sağlar. Kohezif etkisiyle yüzeyel pullanan epidermal hücrelerde yapışmaya neden olarak deride yumuşama sağlar. Aminoasitler katılaşmış deri hücrelerinde yumuşama sağlarken, çinko büzücü etkisiyle porlarda sıkılaşma yapar. Nemlendirici etkisi kuru deriyle ilişkili mesleksel maruziyette çalışılmış olup, aloe vera jel içeren eldivenler deri bütünlü- ğünde düzelme, ince kırışıklarda ve eritemde azalma sağlamaktadır. Anti-akne etkisi de bulunmaktadır.

*Antiseptik (mikrop öldürücü) etkisi: Aloe vera lupeol, salisilik asit, üre nitrojen, sinnamoik asit, fenol ve sülfür olarak 6 antiseptik ajan içerir. Bunlar mantar, bakteri ve virusler üzerinde inhibitör etkide bulunmaktadır.

*Ultraviyole ve gama-ışınına deri maruziyeti üzerine etkileri: Aloe vera jelin radyasyon hasarına karşı deriyi koruyucu etkisi olduğu gösterilmiştir. Tam etkisi bilinmemesine karşın, aloe vera jel uygulamasında, antioksidan protein olan metallotiyonein, deride oluşarak hidroksi radikalleri temizler, süperoksit dismutaz ve glutatyon peroksidazın deride baskılanmasını önler. Deride keratinosit derive IL-10 gibi immunsupresif sitokinlerin salınımını azaltır ve ultraviyoleye bağlı gecikmiş tip hipersensitivite baskılanmasını önler.

Sonuç;

Aloe veranın deri bariyerini düzenleme özelliği ile kuru deri tedavisi için dermokozmetik olarak yaygın kullanım alanı bulmuştur. Aloe veranın hidroksiantrakinon emodin içeriği Merkel hücreli kanser gibi nöroektodermal tümörleri inhibe ederken, asetile manan ve lektinler immunmodülatör etki göstermektedir. Aloe vera Stafilokokus aureus, Helikobakter piylori ve dermatofitler üzerine antibakteriyel ve antifungal etkileri bulunmaktadır. Herpes simpleks ve Varisella zostere karşı virusidal aktivitesi mevcut olup, klinik olarak genital herpes tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir. Tromboksanın vazokonstrüktör etkisini inhibe ederken, ultraviyole-B’ye karşı fotoimmunsupresyonu da önleyerek sikooksijenazı inhibe ettiğinden dolayı antiinflamatuvar etki gösterebilmektedir. Granülasyon dokusu degradasyonu ve kollajen biyosentezini arttırmaktadır. Melatonin ve askorbik asit içeriği ile antineoplastik etki göstermektedir. Topikal aloe vera uygulaması radyasyon ve staz dermatiti, donuk, yanık, fungal veya bakteriyel infeksiyonlar, herpes infeksiyonu, kaşıntı, ağrı, psoriasis ve kontakt dermatit tedavisinde mevcut olup, son iki uygulama konusunda kör çalışmalar mevcuttur. Topikal aloe veranın fotoyaşlanma üzerine çalışması mevcut olmamasına karşın, deri bakımı formülasyonların çoğunda kullanılabilmektedir. Aloe veranın sağlık açısından riskleri deri döküntüsü ve mutajenitedir. Gebelik ve laktasyonda kullanımı kontrendike olan bu aloe veranın psoriasis ve atopik dermatit gibi hastalıklarda antiinflamatuvar özellikleriyle kullanılabileceği ileri sürülmektedir. Oral kullanımında anti-lipemik ve anti-diyabetik olarak etkili olabileceğini gösteren çalışmalar mevcuttur. Etki mekanizmasının daha iyi anlaşılması açısından farklı klinik dermatolojik endikasyonlarda kullanmak içim yeni kontrollü çalış- malara ihtiyacı olduğu aşikârdır.

Dermatoz dergisinden alınmıştır. Aktif Bileşikler ve Özellikleri Aloe vera 77 potansiyel olarak aktif bileşik içerip, bunlar arasında vitamin, enzim, mineral, şeker, lignin, saponin, salisilik asit ve aminoasitler bulunmaktadır.

 

İlgili dergi sayısı; http://www.dermatoz.org/2014/4/dermatoz14054d1.pdf

Hairpharma

Hair Pharma 2004 yılından beri saç sorunları üzerine faaliyet göstermektedir. Saç hastalıkları ve diğer saç sorunları konusunda uzmanlaşmış olan Hair Pharma etkinliği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış ve güvenilir hammaddelerle saç ilaçları üretmektedir. Saç ve saç sorunlarına özel çalışan tek üretici firmadır. Spesifik üretim yapması sayesinde konusunda ciddi bilgi birikimi ve tecrübe edinmiştir. Çalışmalarında gerek yurt içinde uzman doktorlar ve kimyagerler tarafından yapılmış gerekse yurt dışında bu alanda yapılan çalışmalardan yararlanarak insanları en doğru ürünlerle buluşturmayı amaçlamaktadır.

Üretimde temel felsefesi bilimsel çalışma ve bilimsel deneylerle yeterince desteklendiği maddeleri kullanarak kendi uzmanlık alanında ürünler geliştirmektir.

Saç ekimi sonrası yıkama işleminde sıradan cilt nemlendiricisi ve sıradan şampuanların kullanıldığını ve saç ekim merkezlerinin bu konuda ciddi sıkıntıları olduğu açıktır. Bu konudaki eksiği kapatmak için ekim merkezlerinin önerileri ve bilgileri doğrultusunda jel ve köpükten oluşan postop saç ekimi sonrası temizlik setini geliştirmiştir.

Ürün gamına 2015 yılında postop saç ekimi sonrası temizlik setini de ekleyen Hair Pharma nın ürünleri şunlardır;

  • Xpecia tablet kadın ve erkek
  • HGF sprey
  • Menopecia tablet
  • Hairforte sprey kadın ve erkek
  • Biotin tablet 1-2-5 ve 10 mg
  • Sawpoo dökülme karşıtı şampuan
  • Seboderm yağlı egzama şampuanı
  • Sadbe saçkıran için solusyon
  • Pruzon pomad
  • Klinik çalışmaları devam eden ürünler
  • Saç biti ilacı
  • Bit şampuanı
  • Saç maskesi
  • Kaş dökülmesi ilacı

Saç Ürünleri Üreticisi

Klorheksidin

Tıpta çok yaygın olarak kullanılan klorheksidin bilinen en etkili mikrop öldürücülerindendir. Uygulandığı alanda mikropların % 99.9 unu öldürdüğü ve bunu yaparken canlı dokuya hiçbir zarar vermediği konusunda çok sayıda bilimsel çalışmalar vardır (bknz bilimsel çalışmalar). Sadece bakteriler değil mantar ve virüsleri de öldürücü etkiye sahiptir. Diğer mikrop öldürücülerden en önemli farkı doku ve ameliyat bölgesinezarar vermemesidir yani kullanıldığı bölgede toksik etkiye sebep olmaz, karın içi organ ve bağırsakların yıkanabileceği kadar güvenli olduğu yönünde bilimsel çalışmalar yapılmıştır.

Tıpta bir çok alanda kullanılmaktadır;

-Saç ekimi sonrası pansuman ve yıkama (jel)

-Diş implantı uygulaması sonrası ağız dezenfeksiyonu (gargara)

-Ameliyat sonrası pansuman (jel veya solusyon)

-Sakal ekimi sonrası yıkama ve pansuman (jel)

-Cilt dezenfeksiyonu (solusyon)

-Ameliyat yeri dezenfeksiyonu (sıvı sabun-solusyon)

-Cerrahi aletlerin sterilizasyonu (konsantre solusyon)

-Karın içindeki iltihabi durumlarda karın içinin yıkanması (serumla sulandırılmış)

-Cerrahların ameliyat öncesi el yıkaması (sıvı sabun)

-Endoskopi cihazlarının sterilizasyonu (konsantre solusyon)

Bilimsel çalışmalarda klorheksidin ( chlorhexidin ) uygulandığı alanda

Bakterisit (mikropların ölmesi)

Virüsit (virüslerin ölmesi)

Sporosit (yumurtaların ölmesi)

Anti mikotik (mantarların ölmesi)

etkileri olduğu ve uygulandığı alanda ideal düzeyde dezenfeksiyon sağladığı kanıtlanmıştır. Bu etkileri hakkında ayrıntılı bilgi için bilimsel çalışmalar kategorisindeki konular incelenebilir.

 

Postop Köpük

postop-1

İki farklı ürün olarak satılan Postop Jel ve Köpük sayesinde ekim sonrası iltihaplanmayı önlerken, daha sağlıklı olmasını sağlıyor. Kullanım kolaylığı sunan Postop Köpük şampuan köpürtülürken ekilmiş saça zarar verilmemesi için şişeden hazır köpük olarak alınabilecek yapıda hazırlanmıştır. Bu sayede saç ekimi yaptıran kişi yada ilk yıkamayı yapan ekip “kökler yerinden oynar mı acaba” gibi bir tereddüt yaşamadan rahatlıkla kullanabilmektedir.

Postop köpük içeriği uygulandığı alanda kısa sürede ve parmaklarla fazla müdahale gerektirmeden temizleyecek şekilde ve bebeklerde bile kullanılabilecek güvenilirlikte hazırlanmıştır.

Postop Köpük’ün Sağladığı Avantajlar

Köpük Temizleyici

  • Köklere zarar vermeyecek
  • Hızlı etkili
  • Kaliteli bir şampuan gibi saçı besleyici
  • Yara iyileşmesini hızlandırıcı
  • Cildi rahatlatıcı
  • Ödem azaltıcı

Postop köpüğün içeriğindeki aktifler;

  • Deonized water,
  • Clorhexidin
  • Panthenol
  • Polyquaternium-7
  • Sodium Lauryl Ether Sulfate,
  • Peg-120 Methyl Glucose Trioleate
  • Propylene Glycol
  • Disodium Laureth Sulfosuccinate
  • Sodium Cocoamphoacetate,
  • Cocoamidopropyl Betaine
  • Glycerin
  • Chamomile Recutita (Matricaria) Flower Extract
  • Benzyl Alcohol
  • Methylchloroisothiazolinone
  • Methyisothiazolinone
  • Biotin
  • Aloavera

Postop köpük saç ekimi sonrası kullanıldığı gibi sonraki dönemlerde ve ekim yapılmamış kişilerde de kullanılabilir. Saç ekimi dışında sakal ekimi sonrası temizlik için de güvenle kullanılabilir.

sac-ekimi-kabuk-temizligi

Postop Jel

postop-2Saç ekimi sonrası antibiyotik tabletleri verilse de iltihaplanma riski bulunmaktadır. Oluşabilecek bir iltihap ekilen saç köklerinin ölmesine ve tüm emeğin heba olmasına neden olabilmektedir. Postop jel içeriği oluşturulurken iltihaba sebep olan mikroplara bölgesel olarak en etkili mikrop öldürücü (Chlorohexidine) eklenmiştir. Mikrop öldürücü seçiminde canlı dokuya zarar vermeyen (karın ameliyatlarında organların yıkanabileceği kadar güvenli) madde klorheksidin tercih edilmiştir.

İçerik oluşturulurken mikrop öldürücü etkisi yanı sıra şu etkiler de hedeflenmiştir

    • Kolayca uygulanabilmeli
    • Köklere zarar vermemeli
    • Kökleri besleyici etki göstermeli
    • Ödem azaltıcı etkisi olmalı
    • Pıhtıları kısa sürede yumuşatabilmeli
    • Yara kabuklarını köklere zarar vermeden uzaklaştıracak kadar yumuşatabilmeli
      Cildi rahatlatmalı
    • Olabilecek kaşıntıyı azaltmalı
    • Müdahale gerektirmeden kolaylıkla ciltten yıkanabilmeli

Saç Ekimi İltihap

Postop jel içeriğindeki aktif maddeler;

  • Deonized water
  • Chlorohexidine Digluconate
  • Saccharide Isomerate
  • Panthenol
  • Glycerin
  • Acrylates/C10-30
  • Alkyl Acrylate crosspolymer
  • Allantoin
  • Disodium
  • Edta
  • Dl alpha
  • Tocopheryl-acetate
  • Benzyl Alcohol
  • Methylchloroisothiazolinone
  • Methyisothiazolinone
  • Aloavera
  • Biotin

Postop jel saç ekimi sonrası kullanıldığı gibi sakal, bıyık, favori ve kaş ekimi gibi diğer uygulamalar sonrası temizlik için de güvenle kullanılabilir. Daha güvenli sağlıklı bir ekim aşaması için mutlakaa Postop tercih etmelisiniz.

sac-ekimi-sonrasi-yikama

Saç Ekimi Sonrası Temizlik Seti Nereden Alınır?

postop-1

İkili set halinde satılan Postop eczanelerde satışı yapılan tüm ilaçlar gibi Türkiye’nin ulusal ecza depoları Hedef Ecza Deposu, Selçuk Ecza Deposu, Galenos Ecza Deposu ve Kooperatif depoları (İskoop, BEK, Güney Ecza Koop) aracılığıyla Türkiye’deki tüm eczanelerde bulabilirsiniz. Eczana rafında olmaması halinde ise eczanınız ecza deposundan getirtebilir. Ulusal ecza depoları diğer tüm ilaçlar gibi Türkiye’nin en ücra köşesindeki eczaneye bile saatler içinde teslim edilebilmektedir.

Saç Ekim Merkezlerinde Postop Satışı
İlk yıkamaları klinikte yaparak yıkamanın nasıl yapılacağını hastalarına tarif eden saç ekim merkezleri ilk yıkamada kullandıkları ürünün devamını, hastalarının ürün aramakla uğraşmasını istemeyen saç ekim merkezleri de ekim yaptıkları hastalarına kendi bünyelerinde kurdukları saç ürünleri satış stantlarda uygun fiyatlarla satmaktadırlar.

Postop Satışı

Bunların dışında kendilerine internet satış sitesi de kurmuş resmi eczacılar da çalıştıkları ecza depolarından aldıkları Post Op saç ekimi sonrası temizlik setini internetten satmaktadırlar. Bu tür resmi eczane siteleri genellikle kurumlarında sattıkları fiyatları uygulamaktadır.

Postop Online Satış
Küçük şehirlerde yaşayan ekim yaptırmış kişilere postop üretici firma Hair Pharma resmi satış sitesi tarafından en geç 48 saatte kapıya teslim edilecek şekilde satışı yapılmaktadır. Kredi kartı ve vade farksız taksit imkanıda sunulan Hair Pharma resmi satış sitesinde ayrıca Türkiye’nin her yerine ücretsiz kargo ve kapıda ödeme imkanı bulunmaktadır. Sizde online olarak almak için http://satis.hairpharma.com.tr adresinden alabilirsiniz.

Set içeriğindeki köpük veya jelden birinin daha çabuk bitmesi halinde postop resmi satış sitesinden daha önce biten jel veya köpüğün sadece birini satın alabilirler. Resmi satış sitesinden yapılan tüm satışlarda kargo ücreti üretici firma tarafından karşılanmaktadır.

Hair Pharma tarafından üretilen Postop saç ekimi sonrası temizlik seti hangi kaynaktan alınırsa alınsın hepsi güvenle kullanılabilir. Yine hangi kaynaktan alınırsa alınsın kargoda zarar görmüş ürünler Hair Pharma garantisi ve güvencesi altındadır hasar görmüş ürünün gönderilmesi halinde ücret talep edilmeden yenisiyle değiştirilecektir.

sac-ekimi-sonrasinda-temizleme-islemi

Postop İçeriği

postop-1

Hair Pharma tarafından saç ekimi yaptıran kişilerin ihtiyacına uygun olarak geliştirilen Postop saç sağlığı ve temizliği alanında bir çok bilimsel maddeyi ihtiva etmektedir. Postop Jel ve köpük olmak üzere 2 üründen oluşmakta olup, içeriğindeki maddelerin etkileriyle ilgili ayrıntılı bilgileri ve bu maddelerle ilgili yapılmış bilimsel çalışmalar ve bilimsel yayınlar sitemizde ayrıca yer almaktadır. Bu sayfada sadece maddelerin isimleri liste halinde verilmiş olup, genel etkileri için jel ve köpük içerik sayfalarına bakabilirsiniz.

Şampuan İçeriği Nedir?

  • Deonized water
  • Clorhexidin
  • Panthenol
  • Polyquaternium-7
  • Sodium Lauryl Ether Sulfate
  • Peg-120 Methyl Glucose Trioleate
  • Propylene Glycol
  • Disodium Laureth Sulfosuccinate
  • Sodium Cocoamphoacetate
  • Cocoamidopropyl Betaine
  • Glycerin
  • Chamomile Recutita (Matricaria) Flower Extract
  • Benzyl Alcohol
  • Methylchloroisothiazolinone
  • Methyisothiazolinone
  • Biotin
  • Aloe vera
  • JEL İÇERİĞİ
  • Aqua
  • Chlorohexidine Digluconate
  • Saccharide Isomerate
  • Panthenol
  • Glycerin
  • Acrylates/C10-30
  • Alkyl Acrylate crosspolymer
  • Allantoin
  • Disodium Edta
  • Dl-alpha-Tocopheryl-acetate,
  • Benzyl Alcohol
  • Methylchloroisothiazolinone
  • Methyisothiazolinone
  • Aloe vera
  • Biotin

Yukarda yer alan bilimsel maddelerin detayları, kullanım alanları ve sağladığı yararları aynı zamanda http://www.hairpharma.com.tr sitesindende inceleybilir yada bizlere sorabilirsiniz.

sac-ekimi-sonrasinda-temizleme-islemi

Postop Nedir?

postop-2

Postop saç ekim seti ameliyat sonrası kelimelerinin Latince karşılıklarının kısaltılmasından türetilmiştir. Kelime anlamı olarak op operasyon (ameliyat) kelimesinin kısaltması, post arkasından kelimesinin Latincesidir. Kısaca “ameliyat sonrası” anlamına gelir. Kelime olarak bir postop ameliyat sonrası ağrı, kanama, komplikasyonlar gibi sorunların tanımlaması için kullanılır.

Postop Saç Ekimi Sonrası Temizlik Seti Nedir?
Saç ekimi yaptıran insanların en çok merak ettiği konulardan birisi ekim sonrası yıkama olup, dikkat edilmediğinde ekilen saçların zarar görmesine neden olunabilir. Bu soruna çözüm olarak geliştirilen PostOp saç ekimi sonrası yıkama seti ile saç ekimi işleminden sonra yıkamada kullanılacak ürünlerdir. İki farklı üründen oluşur ve güvenle kullanabilirsiniz.

Postop

Postop saç ekimi sonrası temizlik seti iki farklı üründen oluşmaktadır

1-Jel (saç ekimi sonrası pıhtı ve yara kabuklarının yumuşatılması için gereklidir.)

2-Köpük (yumuşatılmış pıhtı ve kabukların saçlı deriden kolayca uzaklaştırılması içindir.)

Postop’un Saç ve Saçlı Deriye Yararları Nelerdir?
Saç sağlık alanında 10 yılı geride bırakan Hair Pharma tarafından geliştirilen Postop sadece temizlik amaçlı olmayıp aynı zamanda saç ve saçlı deri içinde gerekli bir çok etkili bileşeni içermektedir.

  • Ekilen Köklere zarar vermeden temizlemenizi sağlar
  • Hızlı ve etkilidir
  • Kaliteli bir şampuan gibi saçları besler
  • Ekim sonrası oluşan yaraların iyileşmesini hızlandırır
  • Kabuklanma oluşan saçlı deriyi rahatlatır
  • Saç derisinde oluşan ödemleri azaltır
  • Uygulaması kolay ve pratiktir.
  • Pıhtıları kısa sürede yumuşatır
  • Ekim sonrası kafa kaşıntısını önler (Kaşımak risklidir)
  • Müdahale gerektirmeden durulama ile saçınızdan ayrılır

Hair Pharma uzmanları tarafından geliştirilen Postop jel ve köpük içeriğindeki maddeler ve bu maddelerin etkilerini kanıtlayan bilimsel çalışmalar sitemizde ayrı sayfalarda yer verilmiştir.

sac-ekimi-kabuk-temizleme